
Neden Beni Seveni Değil Sevmeyeni Seçiyorum?

Tanıdık Bir Girdap: Neden Bizi Seveni Değil, Üzenin Peşinden Gidiyoruz? (Mantığın sesini hepimiz biliriz ama kalbin ritmi her zaman o sese itaat etmez.)
Gözlerinizin içine sevgiyle bakan, varlığıyla güven veren, sizi hayatının merkezine koymaya hazır biri vardır karşınızda. Ama nedense içinizde o beklenen kıvılcım çakmaz. Ruhunuz sessiz kalır.
Sonra sahneye bambaşka biri çıkar. Mesafeli, sınırları olan, belirsiz ve ulaşılamaz... İlgisini bir lütuf gibi sunup, bir anda geri çeken biri. Ve siz, tuhaf bir biçimde, kendinizi o uçurumun kenarına daha güçlü çekilirken bulursunuz.
Peki neden? Neden bazı insanlar kendilerine şifa olan limanları sıkıcı bulup, onları fırtınalarda hırpalayan denizlere yelken açar?

Mesele Mantık Değil, "Tanıdıklık"
Çoğu insan dilinde aynı arzuyu taşır: "Huzur istiyorum." Oysa insan zihni, her zaman huzurlu olanı değil, tanıdık olanı seçer.
Eğer çocukluk yıllarınızda sevgiye ulaşmak için amansız bir çaba sarf etmek zorunda kaldıysanız; görülmek ve onaylanmak için hep bir şeyleri başarmak zorunda hissettiyseniz; zihniniz "yakınlık" ile "belirsizliği" birbirine mühürlemiştir. Yetişkinlikte de benzer kaoslar yaratan insanlara çekilmeniz tesadüf değildir. Çünkü zihnimiz için mutlu olan değil, tanıdık olan güvenlidir. Bildiğimiz cehennem, bilmediğimiz cennetten daha evcil gelir.
Ulaşılamaz Olanın Hipnotik Çekimi
Ulaşılması zor insanlar, içimizde adeta hormonal bir fırtına koparır. Bir gün çok yakın, ertesi gün fersah fersah uzaktırlar. Bu duygusal iniş çıkışlar, insanda aşk sanılan ama aslında bağımlılıktan ibaret olan yoğun bir his yaratır.
Oysa orada hissettiğiniz şey şefkat değil; belirsizliğin yarattığı kaygı ve o kaleyi fethetme arzusudur. Bazen bir ilişki yaşamazsınız; kendinizi ispatlamak zorunda olduğunuz amansız bir sınava girersiniz.
Sevgi Mi, Yoksa Bir "Onay" Savaşı Mı?
Bu tarz ilişkilerde insan bir partner aramaz; bir onay avcısıdır. Karşı tarafın onu seçmesini, böylece kendi değerini tescillemeyi ister. İlişki, iki insanın birbirini tanıyıp büyüttüğü kutsal bir alan olmaktan çıkarak, bir kendini kanıtlama mücadelesine dönüşür. Ve insan ne yazık ki sevildiği tahtta değil, değerini ispat etmek zorunda kaldığı o savaş meydanında yaşlanır.
Acı Ama Gerçek: Bazen insana cazip gelen karşısındaki kişi değildir; o kişinin kanattığı eski bir yaradır.
Beklemeye, özlemeye, kovalamaya ve hiçbir zaman "yetememeye" bağlanırsınız. Bu yüzden o insan hayatınızdan çıksa bile bağ kolay kolay kopmaz. Çünkü siz o kişiyi değil, yıllardır sırtınızda taşıdığınız o eski, hüzünlü hikâyeyi terk edemiyorsunuzdur.

Huzur Neden Bu Kadar Sıkıcı?
Bizi koşulsuz seven insanlar karşısında hissettiğimiz o suçluluk duygusu... "Neden bu iyi insanı sevemiyorum?" sorusu.
Asıl mesele o insanların sıkıcı olması değildir; asıl mesele huzurun size yabancı, hatta tekinsiz gelmesidir. Hayatınız boyunca sevgiye hep bir parça kaygı eşlik ettiyse, sakin ve dingin ilişkiler size "heyecansız" gelir. Zihniniz, sadece fırtınalı havalarda yaşamaya alışmıştır. Oysa huzur bir sıkıcılık senfonisi değil; ruhun ait olduğu güvenli limandır.
Bu Kısırdöngüyü Kırmak Mümkün Mü?
Elbette. Ancak bunun yolu, önce o görünmez örüntüyü çıplak gözle görmekten geçer. Kime çekildiğiniz kadar, sizi oraya sürükleyen içsel açlığın ne olduğuna da bakmalısınız. Sorun karşımıza çıkan yanlış insanlar değil, bizi hep aynı kapıya çıkaran o kör alışkanlıklardır. İnsan, seçimlerini yöneten o gizli senaryoyu okumadan, hayatındaki oyuncuları değiştiremez.
Son Söz
Belki de sormanız gereken asıl soru: "Neden beni sevmeyenin peşindeyim?" değil, "Sevildiğimde neden bu kadar huzursuz oluyorum?" sorusudur.
Çünkü bazen peşinden koştuğumuz şey aşk değildir; tanıdık gelen bir eksikliktir. Ve insan, bazı ilişkilerde karşısındakini değil, çocukluğunda yarım bırakılmış bir hesabı tamamlamayı arar.

İlginizi çekebilir:
• Bazen peşinden koştuğumuz kişi değil, çocukluğumuzdan beri peşinden koştuğumuz duygudur. Eğer bazı ilişkilerde kendinizi açıklayamadığınız bir boşluğun içinde buluyorsanız okuyabilirsiniz. → Sevgi Eksikliği Nasıl Hissettirir?
• Bir insanı mı özlüyorsunuz, yoksa onun size hissettirdiği duyguyu mu? Ayrılıklardan sonra kopamamanın psikolojik nedenlerini merak ediyorsanız göz atabilirsiniz. → Ayrıldıktan Sonra Neden Unutamıyorum?
• Sevgi ile bağımlılık her zaman aynı şey değildir. Bazen kalmak istememizin nedeni aşk değil, bırakamıyor oluşumuzdur. → Duygusal Bağımlılık Nedir?
• Kendinizi sürekli farklı yüzlerde aynı hikâyeyi yaşarken buluyorsanız bunun arkasında görünmez ilişki örüntüleri olabilir. → İlişki Döngüsü Nedir?
• İnsan bazen aynı hatayı değil, aynı yarayı tekrar tekrar seçer. Hayatımızdaki tekrar eden seçimlerin psikolojisini keşfetmek isterseniz okuyabilirsiniz. → Neden Aynı Hataları Tekrar Ediyoruz?
• Bir ilişkide kalmaya devam etmenizin nedeni sevgi mi, alışkanlık mı, suçluluk mu yoksa yalnız kalma korkusu mu? Bu soruyla yüzleşiyorsanız göz atabilirsiniz. → Ayrılmalı mıyım?


