
Sevgi Eksikliği Nasıl Hissettirir?

Bazı insanlar sevgisiz büyüdüğünü bilir. Bazıları ise bunu yıllar sonra fark eder. Çünkü sevgi eksikliği her zaman açık bir ihmal ya da kötü muamele şeklinde yaşanmaz. Bazen evde yemek vardır, okul masrafları karşılanır, kimse sizi dövmez. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür.
Ama yine de içinizde açıklayamadığınız bir boşluk vardır.
Kimse gününüzün nasıl geçtiğini merak etmemiştir.
Üzüldüğünüzde yanınıza oturup gerçekten dinleyen biri olmamıştır.
Başardığınız şeyler doğal kabul edilmiş, ihtiyaç duyduğunuz duygusal destek ise çoğu zaman görünmez kalmıştır.
İşte sevgi eksikliği bazen tam da böyle görünür.

Sevgi Eksikliği Her Zaman Sevgisizlik Değildir
Birçok anne-baba çocuklarını sever. Ancak sevmek ile sevgiyi hissettirebilmek aynı şey değildir. Bazı ailelerde sevgi; eleştiri, kontrol, öğüt verme ya da fedakârlık üzerinden gösterilir.
Çocuğun duygularına alan açmak, onu merak etmek, duygusal olarak yanında kalabilmek ise ikinci planda kalır. Yıllar sonra yetişkin olan çocuk şunu fark eder: "Aslında kimse beni gerçekten tanımamış."
Bu fark ediş çoğu zaman oldukça sarsıcıdır.
Yetişkinlikte Nasıl Ortaya Çıkar?
Sevgi eksikliği yaşayan herkes aynı belirtileri göstermez. Ancak bazı ortak örüntüler dikkat çeker.
Sürekli onay ihtiyacı...
Reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet...
Yalnız kalmakta zorlanmak...
İlişkilerde kırıntılarla yetinmek...
Kendisini seçmeyen insanlara bağlanmak...
Karşı tarafın ilgisini kaybetmemek için sürekli çaba göstermek...
Bazı insanlar için sevgi, huzur değil mücadele gibi hissedilir. Çünkü çocukluklarında sevginin yanında kaygı, belirsizlik veya duygusal mesafe de vardır.
Bu nedenle sakin ve güvenli ilişkiler onlara bazen "heyecansız" gelirken, ulaşamadıkları insanlar daha çekici gelebilir.
Bu durum bazen sevgi değil, duygusal bağımlılık olabilir.
→ Duygusal Bağımlılık Nedir?

Neden Beni Sevmeyeni Seviyorum?
Danışmanlık süreçlerinde sık karşılaşılan sorulardan biri budur.
"Benimle ilgilenen insanlara karşı bir şey hissedemiyorum ama bana uzak duran kişilere bağlanıyorum."
Bu durum çoğu zaman mantık eksikliğinden değil, eski duygusal öğrenmelerden kaynaklanır. Çocukken alamadığımız şey, yetişkinlikte peşinden koştuğumuz şey haline gelebilir. Bu nedenle bazen sevdiğimiz kişiye değil, eksik kalan çocukluğumuza bağlanırız.
Karşımızdaki insanı değil, onun bize vereceğini umduğumuz duyguyu kovalarız.
Sevgi Açlığı ile Sevgi Aynı Şey Değildir
Buradaki en kritik nokta budur. Sevgi açlığı ile sevgi sıklıkla karıştırılır.
Birini çok özlemek...
Onun mesajını beklemek...
Ayrılık fikriyle panik olmak...
Onsuz kalamamak...
Bunlar her zaman sevginin göstergesi değildir. Bazen bunlar, yıllardır taşınan duygusal açlığın belirtileridir.
İnsan sevgiye değil, sevildiğini hissetmeye ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç uzun süre karşılanmadığında ise karşısına çıkan ilk sıcaklığa normalden fazla anlam yükleyebilir.

Peki Bu Eksiklik Tamamen Geçer Mi?
Geçmiş değişmez.
Ancak geçmişin bugünkü seçimler üzerindeki etkisi değişebilir. İnsan kendisini, ihtiyaçlarını ve tekrar eden ilişki döngülerini anlamaya başladığında önemli bir dönüşüm yaşar.
Artık sadece kendisini seçmeyen insanlara çekilmediğini fark eder. Sürekli onay aramak zorunda olmadığını görür.
Ve ilk kez şu soruyu sorabilir: "Ben gerçekten bu kişiyi mi seviyorum, yoksa onun bana vereceğini düşündüğüm duyguyu mu?"
Bazen hayatı değiştiren şey, cevabı bulmak değil; doğru soruyu sormaktır.
Son Söz
Sevgi eksikliği her zaman yüksek sesle konuşmaz.
Bazen bir ilişkiyi bitirememekte...
Bazen sürekli aynı insan tipine çekilmekte...
Bazen de yalnız kalma korkusunda kendini gösterir.
Eğer uzun süredir aynı ilişki döngülerini yaşadığınızı, karar vermekte zorlandığınızı veya sevgi ile ihtiyaç arasındaki farkı ayırt etmekte güçlük çektiğinizi düşünüyorsanız, önce kendinizi suçlamak yerine hikâyenize biraz daha yakından bakmanız gerekebilir.
Çünkü bazen sorun bugün yaşadığınız ilişkide değil, yıllar önce eksik kalan bir duyguda saklıdır.

İlginizi çekebilir:
• Sürekli aynı tip insanlara çekildiğinizi fark ediyorsanız, bunun arkasında fark etmediğiniz bir ilişki örüntüsü olabilir. → İlişki Döngüsü Nedir? Neden Hep Aynı İlişkileri Yaşıyoruz?
• "Bir daha yapmayacağım" dediğiniz halde kendinizi benzer durumların içinde buluyorsanız, insan davranışının görünmeyen tarafına yakından bakmak isteyebilirsiniz. → Neden Aynı Hataları Tekrar Ediyoruz? İnsan Davranışının Görünmeyen Psikolojisi
• Bazen özlediğimiz kişi değil, o kişinin bizde uyandırdığı duygudur. Ayrılık sonrasında yaşanan yoğun özlemin altında ne olduğunu merak ediyorsanız okuyabilirsiniz. → Ayrıldıktan Sonra Neden Unutamıyorum?
• Sevgi gibi görünen bazı davranışlar aslında kontrol, suçluluk veya görünmez baskılar içeriyor olabilir. → Anne-Baba Baskısı: Sevgi mi, Yoksa Fark Edilmeyen Bir Kontrol mü?
• Bir ilişkide kalmaya devam etmenizin nedeni sevgi mi, alışkanlık mı, korku mu? Bu soruya cevap arıyorsanız göz atabilirsiniz. → Ayrılmalı mıyım? İlişkilerde Karar Verememenin Psikolojisi
• Ayrılık kararı çoğu zaman sevip sevmemekle ilgili değildir. İnsan bazen iki farklı kayıp ihtimali arasında sıkışıp kalır. → Ayrılık Kararsızlığı Neden Olur ve Nasıl Aşılır?
• Karar verememek her zaman irade eksikliği değildir. Bazen zihnin değil, duyguların çıkmaza girdiğinin işaretidir. → Karar Veremiyorum: Sürekli Kararsız Kalmanın Arkasındaki Gerçek Nedir?


