Bir İlişki Ne Zaman Bitirilmelidir?
İnsanın sevgilisinden, eşinden ayrılması ve ilişkisini bitirmesi düşünüldüğü kadar kolay değildir. 'Bitti' demek tek kelime, ancak bazen bundan çok daha yıpratıcı olan bir şey var: Çoktan bitmiş, ruhu çekilmiş bir ilişkinin enkazında kalmaya devam etmek.

Psikoloji Yazıları
İlişkilerde tekrar eden döngüler, karar verememe süreçleri ve duygusal bağımlılık çoğu zaman tesadüf değildir. Benzer kişileri seçmek, aynı tür çatışmaları yaşamak ya da bir ilişki bittikten sonra "neden yine aynı şey oldu?" diye sormak, altında işleyen psikolojik örüntülere işaret eder. Bu örüntüler çoğu zaman fark edilmeden tekrar eder; çünkü kişi yalnızca sonucu görür, süreci değil.
Bu blog sayfasında ilişki dinamikleri, bağlanma biçimleri, sınır problemleri, karar süreçlerindeki tıkanmalar ve davranışsal bağımlılık eğilimleri psikolojik bir çerçevede ele alınmaktadır. Amaç hızlı motivasyon cümleleri üretmek değil; tekrar eden davranışların arkasındaki mekanizmaları görünür kılmaktır. Çünkü değişim, ancak örüntü fark edildiğinde başlar.
Romantik ilişkilerde yaşanan belirsizlik, yoğun duygusal bağlılık, terk edilme kaygısı ya da sürekli onay arayışı çoğu zaman tek bir olayın sonucu değildir. Geçmiş deneyimler, öğrenilmiş başa çıkma yolları ve bilinçdışı seçim kalıpları kararlarımızı etkiler. Benzer şekilde, "her gün yapılan ama bırakılamayan" davranışlar da zamanla bağımlılık dinamiklerine dönüşebilir.
Bu sayfadaki yazılar, ilişki döngülerini anlamak, karar süreçlerini netleştirmek ve duygusal bağımlılık mekanizmalarını çözümlemek isteyenler için hazırlanmıştır. Her içerik, klinik gözlem ve psikolojik literatür perspektifiyle ele alınır. Amaç yargılamak değil; farkındalık kazandırmaktır.
Bu sitedeki içerikler ve testler klinik tanı içermez; tıbbi durumlar, teşhis ve tedavi için lütfen bir psikiyatriste veya sağlık kuruluşuna başvurun.
Neden Beni Seveni Değil Sevmeyeni Seçiyorum?
Tanıdık Bir Girdap: Neden Bizi Seveni Değil, Üzenin Peşinden Gidiyoruz? (Mantığın sesini hepimiz biliriz ama kalbin ritmi her zaman o sese itaat etmez.)
Birçoğumuz çocukluğumuzu düşündüğümüzde zihnimizde büyük, yıkıcı trajediler ararız. Aç kalmamışızdır, şiddet görmemişizdir; okulumuza gitmiş, bayramlarda yeni kıyafetlerimizi giymişizdir. Dışarıdan bakıldığında her şey "kusursuz bir normal" içindedir.
Yaşandı bitti demek var, eski sevgilinin isminin sıklıkla geçmesi ve sizinle kıyaslanması durumu var. Bu ikisi farklı sonuçlara kapı açar. İlişkiler bittikten sonra insanların eski partnerlerini tamamen unutması gerekmez. Zaten tamamen de unutulmaz. Sadece artık anımsanmaz olur. Geçmişte yaşanan önemli bir ilişkiyi zaman zaman hatırlamak, aslında...
Sevgi Eksikliği Nasıl Hissettirir?
Bazı insanlar sevgisiz büyüdüğünü bilir. Bazıları ise bunu yıllar sonra fark eder. Çünkü sevgi eksikliği her zaman açık bir ihmal ya da kötü muamele şeklinde yaşanmaz. Bazen evde yemek vardır, okul masrafları karşılanır, kimse sizi dövmez. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür.
Hayatımızın bir döneminde hepimiz o meşhur cümleleri duymuşuzdur. Niyeti "iyilik" olan ama ağırlığı bazen yıllarca omuzlarımızdan kalkmayan o cümleler… Peki, ailemizin kurduğu bu cümleler gerçekten saf bir sevgi mi, yoksa farkında olmadan uygulanan bir kontrol mekanizması mı?
"Karar veremiyorum" dediğinde aslında ne oluyor?
Manipülasyon çoğu zaman açık bir saldırı gibi görünmez. Bağıran, tehdit eden biri değildir karşındaki. Ama tehlikeli yönü şudur: Senin kendi algına güvenini yavaş yavaş kaybettiren biri vardır hayatında.
''Çok toksik bir ilişkimiz var.'' Her beş danışanımdan birinde duyuyorum bu cümleyi. İlişkilerinin 'kötü' olduğunu bilmelerine rağmen ayrılmayı başaramama durumundan yakınıyorlar. Toksik bir ilişkide olduğunu anlamak her zaman kolay olmuyor elbette. Çünkü çoğu zaman sorun, ilişkide ya da ilişkinin gidişatında değil, zamanla "normalleşmiş"...
Bazı cümleler vardır, şaka gibi söylenir ama etkisi kroniktir. Aile büyüğünden gelen, sanki bir zorunluluk varmış gibi sorulan o sorular... Bazen bakış açını değiştirirsin, "İstemediklerini söyleseler daha kötü, beni istemedikleri anlamına gelir belki," dersin. Ama öyle de rahatlayamazsın. Çünkü baskının pozitifi ya da negatifi yoktur. Baskı,...
Danışanlarda en sık gördüğüm şey, kişinin aslında partnerini değil, o ilişkide hissettiği duyguyu kaybetmiş olmasıdır. Ayrılık sonrası birini özlemek normaldir. Ancak bazı durumlarda bu özlem geçmez. Aradan zaman geçmesine rağmen aklınız hâlâ o kişiye gidiyorsa, gündelik hayatınıza devam etseniz bile zihniniz sürekli aynı yere dönüyorsa, bu...
Bazı insanlar ilişkilerinde belirli bir noktadan sonra aynı düşünceyi tekrar tekrar yaşamaya başlar: "Ayrılmalı mıyım?" Bu soru çoğu zaman ani bir ayrılık isteğinden doğmaz. Genellikle uzun süredir devam eden bazı duyguların sonucudur:













