''Çok toksik bir ilişkimiz var.'' Her beş danışanımdan birinde duyuyorum bu cümleyi. İlişkilerinin 'kötü' olduğunu bilmelerine rağmen ayrılmayı başaramama durumundan yakınıyorlar. Toksik bir ilişkide olduğunu anlamak her zaman kolay olmuyor elbette. Çünkü çoğu zaman sorun, ilişkide ya da ilişkinin gidişatında değil, zamanla "normalleşmiş"...

Psikoloji Yazıları
İlişkilerde tekrar eden döngüler, karar verememe süreçleri ve duygusal bağımlılık çoğu zaman tesadüf değildir. Benzer kişileri seçmek, aynı tür çatışmaları yaşamak ya da bir ilişki bittikten sonra "neden yine aynı şey oldu?" diye sormak, altında işleyen psikolojik örüntülere işaret eder. Bu örüntüler çoğu zaman fark edilmeden tekrar eder; çünkü kişi yalnızca sonucu görür, süreci değil.
Bu blog sayfasında ilişki dinamikleri, bağlanma biçimleri, sınır problemleri, karar süreçlerindeki tıkanmalar ve davranışsal bağımlılık eğilimleri psikolojik bir çerçevede ele alınmaktadır. Amaç hızlı motivasyon cümleleri üretmek değil; tekrar eden davranışların arkasındaki mekanizmaları görünür kılmaktır. Çünkü değişim, ancak örüntü fark edildiğinde başlar.
Romantik ilişkilerde yaşanan belirsizlik, yoğun duygusal bağlılık, terk edilme kaygısı ya da sürekli onay arayışı çoğu zaman tek bir olayın sonucu değildir. Geçmiş deneyimler, öğrenilmiş başa çıkma yolları ve bilinçdışı seçim kalıpları kararlarımızı etkiler. Benzer şekilde, "her gün yapılan ama bırakılamayan" davranışlar da zamanla bağımlılık dinamiklerine dönüşebilir.
Bu sayfadaki yazılar, ilişki döngülerini anlamak, karar süreçlerini netleştirmek ve duygusal bağımlılık mekanizmalarını çözümlemek isteyenler için hazırlanmıştır. Her içerik, klinik gözlem ve psikolojik literatür perspektifiyle ele alınır. Amaç yargılamak değil; farkındalık kazandırmaktır.
Danışanlarda en sık gördüğüm şey, kişinin aslında partnerini değil, o ilişkide hissettiği duyguyu kaybetmiş olmasıdır. Ayrılık sonrası birini özlemek normaldir. Ancak bazı durumlarda bu özlem geçmez. Aradan zaman geçmesine rağmen aklınız hâlâ o kişiye gidiyorsa, gündelik hayatınıza devam etseniz bile zihniniz sürekli aynı yere dönüyorsa, bu...
Bazı insanlar ilişkilerinde belirli bir noktadan sonra aynı düşünceyi tekrar tekrar yaşamaya başlar: "Ayrılmalı mıyım?" Bu soru çoğu zaman ani bir ayrılık isteğinden doğmaz. Genellikle uzun süredir devam eden bazı duyguların sonucudur:
Danışanlarımdan sıklıkla duyduğum: ''İlişkimiz tam bir döngüye girdi.'' , ''Yine aynı sebepten tartıştık'' gibi kalıplar, ilişki döngüsüne işaret eden, kırmızı bayrak cümlelerinden sadece bir kaçı.
Bazı insanlar farklı partnerlerle benzer ilişkiler yaşadıklarını fark eder. Partner değişir, kişilerle birlikte çevre değişir, şehirler-ülkeler...
Bazı ilişkiler bitmesi gerekirken bitmez.
Bazıları da defalarca bitip tekrar başlar.
Ayrılık Sevdaya Dahil.. Çoğu zaman mesele sevgi değil, iki farklı kayıp ihtimalinin arasında kalmaktır.
Kendinize şunu sormaya başladığınızda: "Ayrılmalı mıyım?", ilişkide kalmak ile ayrılmak arasında sıkışmış hissettiren oldukça yaygın bir duygu durumunu tecrübe ediyorsunuzdur. Ancak ayrılık kararsızlığı çoğu zaman yalnızca "seviyor muyum, sevmiyor...
Karar verememek çoğu zaman düşündüğümüz kadar basit bir durum değildir.
İnsan bazen seçenek az olduğu için değil, her seçeneğin farklı bir kayıp anlamına geldiğini bildiği için karar vermekte zorlanır.
Bir davranışı sık yapıyor olmak onu otomatik olarak bağımlılık yapmaz. Ancak birçok bağımlılık ilk başta masum bir alışkanlık gibi görünür.
Başlangıçta kişi şunu düşünür: "İstersem bırakırım." Ama zamanla başka bir soru ortaya çıkmaya başlar: Kontrol gerçekten bende mi, yoksa davranışta mı? Bağımlılık ile alışkanlık arasındaki en kritik fark tam...
Her gün yapılan bir davranış, bırakıldığında huzursuzluk yaratıyorsa, kontrol kaybı hissi oluşuyorsa ve kişi tekrar tekrar bırakmayı denemesine rağmen devam ediyorsa bağımlılığa dönüşmüş olabilir. Bağımlılığı belirleyen şey sıklık değil, kontrol kaybıdır.
Online psikolojik danışmanlık, bireyin yaşadığı duygusal zorlanmaları, ilişki dinamiklerini ve karar süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkları internet üzerinden gerçekleştirilen görüşmeler aracılığıyla ele aldığı bir psikolojik destek modelidir.











